KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8333 E., 2011/1200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2009 tarih ve 2007/289-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1979 yılından beri çelik üretimini yaptığını, "ASİL ÇELİK" olarak bilinip tanındığını, yatırım ve üretim miktarının büyük rakamlara ulaştığını, kalite ve güven sembolü olduğunu, tescilli "ASİL ÇELİK" markasının çok tanınan bilinen ve güvenilen bir marka haline geldiğini, metal işleme döküm hizmetleri sıcak hadvecilik işlemlerinin müvekkilinin tescil kapsamı ile ilgili olduğunu, davalı şirketin 40.sınıfta metal işleme hizmetleri metal kaplama ve dökümcülük hizmetleri gibi metale dönük hizmetlerde bu markayı tescil ettirerek kullandığını, böylece müvekkilinin markasına tecavüzde bulunduğunu,
müşterilerin ve bayilerin davalı ile müvekkilini karıştırdıklarını,davalının özellikle müvekkilinin "ASİL ÇELİK" markası ile benzerlik yaratmak için "ASİL" markasını tescil ettirip benzer ürünlerde kullandığını ileri sürerek, dava konusu "ASİL" ibaresini taşıyan her türlü belgenin broşürün ve reklam aracının toplatılmasını, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitini, tecavüzün ref' ini, davalı markasının hükümsüzlüğünü,
başta 40. sınıfta yer alan metal işleme metal kaplama ve metal dökümcülük olmak üzere bu markanın davalı tarafından metale dönük hizmetlerde ve her türlü araç ve evrak üzerinde kullanılmasının engellenmesini, tecavüz konusu ürünlerin ortadan kaldırılmasını, şimilik 5.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın kötüniyetle açıldığını,"Asil" ibareli marka tescilinin 6.sınıfı kapsamadığını, 6. sınıftaki tescilin başka bir şirkete ait olduğunu, davacının yalnızca karbon ve çelik imalatında marka tescili bulunduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davacının markasının tanınmış marka niteliğinde bulunmadığını, "ASİL" ibaresinin her sektörde yaygın şekilde kullanıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının markası ile davalıya ait marka arasında "ASİL" ibaresi yönünden özdeşliğin mevcut olduğu, davacının markasındaki "ASİL ÇELİK" ibaresininde yer alan "ÇELİK" sözcüğünün emtianın cinsini gösterdiği, davacı markası ile davalıya ait marka arasında bir bütün olarak büyük ölçüde benzerlik bulunduğu, davacının markasının çelik emtiası için tescilli olduğu, tarafların markaları ile bu markaların tescil kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hüküm fıkrasında belirtilen mal ve hizmetler yönünden her iki marka arasında 556 sayılı KHK nın 8/1b maddesi anlamında karıştırma ihtimalinin sabit görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8333, K. 2011/1200, 7 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama