KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8376 E., 2011/1576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.03.2009 tarih ve 2005/1040-2009/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan polyester iplik ham maddesi emtiasının davalı tarafından Almanya'dan İzmit'e taşınması sırasında konteynır kapak contalarının deforme olması sonucu sızan sularla nemlenerek hasara uğradığını ve hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 22.304,00 TL’nın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı tarafından mel bedelinin alıcıya ödenmemesi nedeniyle davacının ödemesinin lütuf ödemesi olduğunu, emtianın tam ve sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, tutanakta konteynırın yüke elverişsizliği ile ilgili kayıt bulunmadığını, emtianın konteynır içinde 3 mm kalınlığındaki naylona sarılı olduğunu hasarın taşıma sırasında oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, konteynırın yüke elverişsiz olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığı, hasar ihbarının taşıyana CMR'nin 30. maddesine göre zamanında yapılmadığı, taşınan polyester iplik hammaddesinin laboratuar analiz sonuçlarına göre tespit edilen nem miktarının normal kurutma yöntemleriyle kurutulup su miktarının normal seviyeye düşürülerek üretimde kullanılabileceği, bu durumun üretime engel oluşturmadığı, taşınan emtianın yaklaşık ¼ ünün sigortalı tarafından üretimde kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası kara taşıması sırasında nakliye rizikolarına karşı sigortalı emtiada meydana gelen hasarı ödeyen sigorta şirketinin rücuen tahsil istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taşımanın Almanya-Türkiye arasında yapılması nedeniyle taşımanın CMR Konvansiyonuna tabi olduğu, anılan sözleşmenin 30/1 nci maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına karine teşkil edecektir. Bu karinenin aksini iddia eden taraf iddiasını kanıtlamak zorunda kalacaktır. Oysa, somut olayda, 08.02.2005 tarihinde teslim sırasında taşıyanın vekili konumundaki sürücünün hazır bulunduğu halde düzenlenen tutanakla emtiadaki nem miktarının limit dışı olduğu belirlenerek hasar tutanağı düzenlenmiştir.
Düzenlenen tutanak, CMR ‘nin 30. maddesine uygun bir hasar tespit tutanağı olması nedeniyle gönderilenin emtiayı ihtirazi kayıtsız aldığı kabul edilemez.
Taşımada kullanılan konteynırın davalı tarafından temin edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşıyan, taşınacak emtiayı teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmediğine göre taşınan emtiayı hasarsız olarak teslim aldığının kabulü gerekir. İhtirazi kayıtsız teslim edilen emtia tutanağa göre hasarlı teslim edildiğine göre taşıyan, CMR Konvansiyonunun 17/2. maddesine göre hasar veya ziyanın, taşıyanın önlenmesine imkan bulunmayan hallerden illeri geldiğini kanıtlaması veya emtiayı hasarlı olarak teslim aldığını kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir.
Emtiada, taşımadan kaynaklanın hasar meydana gelmiş ise, davalı taşıyan hasardan sorumludur. Polyester iplik hammaddesi emtiası kurutulmakla kullanılabilecek durumdaysa kurutma giderleri dahi hasar kapsamındadır. Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, CMR Konvansiyonuna göre hasar miktarının tespit edilerek taşımadan kaynaklı zarar bulunduğunun anlaşılması halinde bu miktarın tazmini gerekmesine rağmen yanlış ilke ve hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8376, K. 2011/1576, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama