KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8394 E., 2011/915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2000/1314-2008/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı kumaş emtiasının davalı şirketin işleten ve davalı ...’in sürücüsü olduğu araçla taşındığı sırada çalındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.082.370.150TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu emtianın silahlı kişilerce gasp edildiğini, müvekkilinin gerekli koruma tedbirlerini aldığını, kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, jandarmadan gelen yazı cevabında 29.09.1999 tarihli olay yeri tutanağı ve ifade tutanağında ismi geçen jandarma uzman çavuş ve erlerin karakolda kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği, söz konusu gasp ve hırsızlık olayı ile ilgili Küçükçekmece C.Başsavcılığı’na intikal eden herhangi bir evrakın bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle davalı tarafın dayanağı olan tutanak ve kayıtlara itibar edilmediği, sigortalı emtianın kaybolmasına davalı tarafın sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalılar vekili, dava konusu emtianın taşındığı kamyonun nakliyeci firmanın deposunun önüne park edilmesinden sonra gece saat 05.30 sıralarında silahlı kişilerce gasp edilmesinden dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, Jandarmadan gelen yazı cevaplarında olay yeri tutanağı ve ifade tutanağında isim ve imzaları bulunan uzman çavuş ve erlerin karakolda kayıtlarının bulunmadığı ve Büyükçekmece C.Başsavcılığına intikal eden bir soruşturma evrakının da bulunmadığının bildirilmesi karşısında davalıların dayandığı tutanak ve kayıtlara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesine Yakuplu Karakol Komutanlığı’nın düzenlediği 24.04.2009 tarihli tutanağı ekleyerek, olay yeri tutanağında adı geçen uzman çavuş Ahmet Doksan’ın 1999 ila 2004 yılları arasında Yakuplu Karakolu’nda görev yaptığını bildirmiştir. Diğer erlerin ise Yakuplu Karakolu’nda görev yapıp yapmadığının Milli Savunma Bakanlığından sorulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, yeni ortaya çıkan belgelere göre gasp olayının değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, gasp olayının gerçekleştiği sonucuna varılsa dahi davalıların taşınan emtianın güvenliğini sağlama konusunda gerekli önlemleri alıp almadıkları, aracın park edildiği yer itibariyle güvenliğinin sağlanmış olup olmadığı, bu kapsamda davalılarının sorumluktan kurtulup kurtulamayacakları hususları karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8394, K. 2011/915, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama