KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8560 E., 2011/1634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2008/319-2009/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında çalışmaktayken 7.857 DEM tutarındaki sigorta kesintilerinin 13.10.1978 tarihinde Merkez Bankası kanalıyla Türkiye’ye gönderildiğini ve Merkez Bankası tarafından, Ziraat Bankası Eskişehir Şubesine devredildiğini, davalı bankaya yaptıkları başvulara karşın, söz konusu paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 7.857 DEM karşılığı olan 7.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait yurtdışındaki sigorta şirketinden Merkez bankasına ve Merkez Bankasından da Türk Lirasına çevrilerek Eskişehir Ziraat Bankasına gönderilen 101,27 TL sebebi ile davacının talep hakkının Ziraat Bankasına intikal ettiği, bu nedenle davalı bankanın sorumluluğunun Türk Lirası ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 101,27 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 22.04.2009 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek, 101,27 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup söz konusu miktarın, hüküm tarihi itibariyle, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca, temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, kararın temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8560, K. 2011/1634, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama