KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8582 E., 2011/1520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2008/76-2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “casa” markasının sahibi olduğunu, davalı ile yapılan sözleşmeyle bayilik ilişkisi kurulduğunu ancak sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle 03.04.2008 tarihi itibariyle sözleşme fesih edilerek davalının müvekkiline ait markayı kullanarak satış yapmaktan men edildiğini fakat davalının eylemlerine devam ettiğini, müvekkiline ait markayı kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün meni ile haksız rekabetin önlenmesini, basılı evrakın imhasını, karar özetinin ilanını ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin fes edilmesine rağmen davacının tescilli markasını davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, ilana, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8582, K. 2011/1520, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama