KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8650 E., 2011/2605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/49-2008/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davacı ve davalı şirketler arasında 1999 ve 2000 yıllarını kapsayan tahmil-tahliye sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ifası sırasında 27.10.2000 tarihli cezai şart faturasıyla 6.928,70 TL' nın cari hesaplarından tahsil edildiğini, sözleşme sonrası faturaya dayalı bir kısım alacakların tahsili için başlattıkları takibe, davalı şirket vekili olan davalı ...'ın itiraz ederek takas ve mahsup def'inde bulunarak aynı miktarın mükerreren tahsil edildiğini, bu miktar yönünden davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, kasten hareket eden davalı ...'ın da borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek, takipte eksik ödenen 7.942,06 TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili ile davalı asil, alacağın 2000 yılı sonunda sona eren eser sözleşmesinden kaynaklandığından zamanaşımına uğradığını, takibe itiraz eden avukatın hasım gösterilemeyeceğini, aynı konuda açılan derdest dosya bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacının sebepsiz zenginleşmeyi Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/166 Esas sayılı dosyasına sunulan cari hesap ekstrelerinden öğrendiği, belgelerin dosyaya sunulma tarihinin tam olarak belirlenemediği, ancak en geç karar tarihi olan 04.10.2005 tarihinde sunulduğunun kabulü gerektiği ve BK'nun 66. maddesine göre zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... temyiz etmiştir.
Borçlar Kanunun 126. maddesine göre zamanaşımı süresi, taraflar arasındaki temel akdi ilişkinin niteliğine göre 5 yıl olup mahkemenin istemi sebepsiz zenginleşme olarak niteleyerek buna ilişkin zamanaşımı hükümlerini uygulaması yerinde değil ise de, davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davacı ve mümeyyiz davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8650, K. 2011/2605, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama