KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8802 E., 2011/2099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2009 tarih ve 2008/760-2009/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Türkiye'de kurulu olup 4875 Sayılı Kanun kapsamında olmamasına rağmen davalı tarafından müvekkiline verilen 26.08.2008 tarih ve 482669 sayılı yetki belgesinin son kısmında müvekkilinin ”4875 Sayılı Kanuna tabi” olduğunun yazıldığını, yasaya ve ortaklık yapısına aykırı şerhin yetki belgesinden çıkarılması için yaptıkları başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, itirazın kabulü ile yetki belgesindeki anılan şerhin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işlemi Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicil Tüzüğüne göre yaptığını, iptali istenen yazının Ticaret Sicili Tüzüğünün 30. maddesinde belirtilen ret kararı niteliğinde olmadığından davanın dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, yetki belgesindeki şerhin çıkarılması için davalıya başvurduğu, davalı tarafından verilen cevabın istemin reddi niteliğinde olduğu, davacı şirketin 4875 Sayılı Kanuna tabi olmadığı, yönetim kurulunda bulunan yabancı uyruklu kişilerin davacı şirketin ortağı olan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'nin temsilcisi olduklarından durumun TTK'nun 312. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle istemin kabulü ile, 26.08.2008 tarihli yetki belgesinin son kısmında yer alan, “ yukarıda ticaret sicil numarası ve unvanı belirtilen şirket 4875 sayılı Kanuna tabidir” kaydının yetki belgesinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8802, K. 2011/2099, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama