KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9112 E., 2011/2031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2009 tarih ve 2006/323 - 2009/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Şirintepe Konut Yapı Kooperatifi'nin ortağı, davalıların ise anılan kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve müdürü olduklarını, yönetim kurulu üyeleri ile müdür olan davalı ... arasında 29.05.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, aradan geçe 9 seneye rağmen dairelerin teslim edilmediğini, müvekkilinin kira geliri elde etmek amacıyla kooperatife ortak olduğunu ancak geç teslim nedeniyle dairesinden istifade edemediğini, inşaatları kasıtlı olarak süresinde bitirmeyen davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 6.000 TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, inşaatların geç bitirilmesinde müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını, yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin genel kurullarda ibra edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacının da üyesi olduğu kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve müdürü oldukları, dava dışı kooperatif ile davalı ... arasında 29.05.1997 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede anılan kooperatifin davalı ...'nin arsası üzerine yapacağı inşaat karşılığı bu davalıya 9 adet daire vereceğinin kararlaştırıldığı, davalı mal sahibine bağımsız bölümlerin tam olarak bitirilerek teslim edildiği ve kullanılmaya başladığı, içerisinde davacının da olduğu bir kısım üyelere bağımsız bölümlerin teslim edilmediği,
yönetim kurulu üyelerinin ibrasının bağımsız bölümlerin geç teslimi ile ilgili olmadığı, yönetim kurulunun önerisi doğrultusunda kat mülkiyetine geçilmesi, iskan ruhsatlarının alınması ve ilgili harçların ödenmesi için 2005 yılı ekim ayı içerisinde üyelerden 1.500 TL toplandığı, buna rağmen tapuların alınmadığı, arsa sahibi davalıya karşı kooperatifin edimlerini yerine getirmesine rağmen anılan davalının kooperatife karşı tapu devir edimini yerine getirmediği ve geç teslime sebebiyet verdiği, ayrıca bir kısım hak sahiplerine bağımsız bölümlerin teslim edilmesine rağmen davacıya teslim edilmeyerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiği,
geç teslimden davalıların sorumlu oldukları, yukarıda belirtilen meblağın toplandığı tarihten itibaren sorumluluğun başladığının kabulünün gerektiği, bu tarihten dava tarihine kadar olan kira bedelinin bilirkişi aracılığıyla tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL alacağın dava tarihi olan 15.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı kooperatif ortağı bulunan davacıya, bağımsız bölümün geç tesliminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, ortağı bulunduğu kooperatifteki bağımsız bölümün kooperatif yöneticilerinin kasıtlı davranışları nedeni ile kendisine zamanında teslim edilmediğini, bu nedenle kira kaybına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerçekten de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. madde hükmünde yazılı eşitlik ilkesi gereğince, hak ve vecibelerde eşit olan ve aynı statüde bulunan tüm ortaklara daire tesliminin aynı tarihte yapılması gerekmektedir. Diğer konutların tamamlanmamış ve teslim edilmemiş olması halinde, davacı yönünden eşitlik ilkesinin ihlal edilmediği sonucu doğacaktır.
Bu nedenle kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle arsa sahibine verilmesi kararlaştırılan daireler ile kooperatif ortaklarına verilmesi kararlaştırılan daireler birbirinden farklıdır.
O halde mahkemece, davacı ile aynı konumda olan diğer ortaklara dairelerin teslim edilip edilmediği araştırılarak ve şayet teslim edildi ise, davacıya dairenin teslim edilmemesinin davacının zararına neden olduğu kabul edilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan, davalı taraf temyiz aşamasında davacının kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece, davacının kooperatif ortaklığından ihraç edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve hakkının kapsamının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle de hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9112, K. 2011/2031, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama