KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9325 E., 2011/2669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2007/687 - 2009/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden...’ın davalılar...’nın Çağan Güvenlik Ltd. Şirketindeki hisselerini devraldığını, bu amaçla taraflar arasında 07.11.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ödeme için dört adet senet tanzim edildiğini, davacılardan Yusuf’un sözleşmenin ifasını teminen, taşınmazını garantör konumunda olan davalı ...’a devrettiğini, noterde yapılan hisse devri ile bedelin tamamının ödendiğini ancak davacılar...’nın davaya konu olan senetleri icraya koyarak davacı ... hakkında takip yaptıklarını ileri sürerek, müvekkili...’ın davalılara borcu olmadığının tespitini ile alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen limitet şirket hisse devri sözleşmesi gereğince devir bedelinin dört adet bono ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı ...’ın ödeme iddiasının makbuz ile kanıtlamasının gerektiği, sözleşme ve noter devri tarihleri ile senetlerin vade tarihleri göz önüne alındığında senet bedellerinin ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar... ve Halil İbrahim tarafından, davalılar... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın, pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davacı ... tarafından açılan davanın, adı geçenin aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9325, K. 2011/2669, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama