KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9470 E., 2011/2198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2007/598-2009/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan işyerinde elektrik direğinden dükkanlara giden tellerin şase yapması sonucu çıkan kıvılcımlar nedeniyle meydana gelen yangında oluşan 62.844,49 YTL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu yangının iç tesisattaki bir sorundan kaynaklandığını, bu nedenle müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yangına sebep olan etkenin davacıya sigortalı işyerine ait beslenme kablosunun zaman içinde yıpranmış olması nedeniyle taşıyabileceği gücün yetersiz kalmasından kaynaklandığı, bu durumda davalıya bir kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı işyerinin yangın sonucu hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu yangın hasarının elektrik direğinden gelen tellerin şase yapması sonucu çıktığı tespit edilmiş, bilirkişi tarafından da yapılan inceleme sonucu olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiş ancak davalının olayda kusuru olmadığı belirtilmiştir.Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazda bulunması üzerine aynı bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de alınan ek raporda da davacının itirazları karşılanmamış olup, bu yönüyle alınan ek rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Buna göre,
mahkemece somut olayın meydana geliş şekli de nazara alınarak yeni bir bilirkişi kurulundan davacının itirazlarını karşılayan yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9470, K. 2011/2198, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama