KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9742 E., 2011/1996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2006/1046-2008/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 22.08.2005 tarihinde internet yoluyla 2.800,00 YTL’nin tanımadığı üçüncü kişinin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, güven ve itibar kurumu olan bankaların aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, davalı bankanın BK’nun 41, 55, 96, 99/2 ve 100/3. maddesi hükümleri nazara alınarak caydırıcı ek güvenlik tedbirlerini tam olarak sağlayamadığı ve teknolojik olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.800,00 YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9742, K. 2011/1996, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama