KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9763 E., 2011/2615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2008 tarih ve 2006/584-2008/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının ihracatını yaptığı emtiaya ilişkin olarak 2004 yılı KDV iadelerinin alınması konusunda sözleşme yapıldığını, gereken işlerin yapılmasına rağmen davalının müşavirlik ücretini ödemeden sözleşmeyi feshettiğini, yapılan iş nedeniyle 2004 yılı Aralık ayına ilişkin KDV dahil 4.592,91 TL ile daha önceki dönemlere ait mahkeme ilamıyla kesinleşen alacağın 2.304,41 TL tutarındaki KDV’si olmak üzere toplam 6.897,32 TL alacağı olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki aynı sözleşmeden kaynaklanan aynı döneme ilişkin alacağın işbu davadan önce İstanbul 12.ATM’ce karara bağlanıp kesinleştiği, bu nedenle davacının diğer davada da talep edilen 2004 yılı Aralık ayına ilişkin alacak talebinde bulunamayacağı, KDV alacağına ilişkin henüz fatura tanzim olunmadığından bu talebin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kesinleşen mahkeme ilamıyla hüküm altına alınan Aralık ayı ücretine ilişkin tekrar talepte bulunamayacağına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1 nci maddesine göre Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıya vermiş olduğu hizmetin yukarıda açıklanan yasa hükmüne göre KDV’ne tabi olduğu açık olup, İstanbul Asliye 12. Ticaret Mahkemesi’nin 2006/156 K. Sayılı ilamında KDV talebinin ret ediliş gerekçesi olarak fatura tanzim edilmeyişinin gösterilmesi karşısında o davadan sonra fatura tanzim olunarak işbu davayla talepte bulunulduğundan önceki ilam bu talep açısından kesin hüküm teşkil etmemektedir.
O halde, mahkemece davacının davalıya hizmet vermiş olduğu kesinleşen mahkeme ilamıyla belirlenen dönemler için sözleşme hükümlerine göre belirlenen ücretin KDV’ni davacının talep hakkının bulunduğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9763, K. 2011/2615, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama