KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9767 E., 2011/2679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2005 tarih ve 2005/145-2005/834 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, ... tarafından davalı şirket yönetim kurulunun görevden alınarak yerine yeni bir yönetim kurulu atandığını, yeni yönetimin dava dışı İmar Bankasının borçlarından dolayı ...’nın ödeme talimatını kabul ettiğini ileri sürerek, davalı ... A.Ş.'nin ...’na borcu olmadığının tespitine, davalı şirkete kayyım atanmasına, yönetim kurulu üyelerinin 1 milyar TL tazminatla sorumlu tutulmasına, 5020 sayılı Kanunun 15/7 nci maddesinin anayasa aykırılığı iddiasının kabul edilmesine ve bu yönde Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin temettü hariç diğer ortaklık haklarının, yönetim ve denetiminin Fon'a geçtiği, menfi tespit talebi yönünden davacının artık ortak sıfatı ile dava açma hakkının kalmadığı ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirkete kayyım atanması şartlarının oluşmadığı, Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği, yasa ile bakanlar kurulu kararına dayanılarak tesis edilen idari eylem ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının tartışılacağı makamın idari yargı olduğu gerekçesiyle davacının ... hakkındaki davasının idari yargının görev alanında kaldığından yargı yolu bakımından reddine, diğer taleplerin ise davacının aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9767, K. 2011/2679, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama