KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9997 E., 2011/3623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2008/150-2009/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 132 sayılı Yasa ile kurulan Türk Standartları Enstitüsü’nün “TSE” markasını beş ayrı biçimde düzenleyerek tescil ettirdiğini, davalı firma ile müvekkili arasında bir lisans sözleşmesi olmadığı halde davalının "TSE" markasını kullanarak marka haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, "TSE" markası basılı her türlü evrak broşür ve ürünlerin toplatılarak muhafaza altına alınmasına, şimdilik 2.430,00 TL maddi, 7.295,00 TL manevi tazminatıntemerrüt faizi ile tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.05.2009 tarihli oturumda muhafaza ve toplatmaya ilişkin istemlerini atiye terk etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının belgelendirme talimatı uyarınca 2.430,00 TL maddi tazminatı isteyebileceği, bunun üç katının ise manevi tazminat olarak takdiri gerektiği belirtilerek, davalının marka hakkına tecavüzünün önlenmesine, muhafaza ve toplatma istemlerine ilişkin dava atiye terk edilmekle karar verilmesine yer olmadığına, 2.430,00 TL maddi, 7.290,00 TL manevi tazminatın davalıdan temerrüt faiziye tahsiline ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz istemi bakımından; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Bu meblağ 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'dır. Dava dilekçesinde, davalıdan toplam 9.725,00 TL'nın tahsili istenilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.720,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir. Davacı aleyhine reddedilen toplam meblağ, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ../..
3- Dava, davalının davacı Enstitü ile sözleşme yapmaksızın TSE markasını kullanmasından kaynaklanan tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
BK'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Davacı Enstitü maddi ve manevi tazminat istemlerini Belgelendirme talimatına dayandırmıştır. Türk Standartları Enstitüsü Belgelendirme Talimatı’nın 29. maddesinde marka ve belge kullandırma ücreti taban miktarından az olmamak üzere tavan miktarının on katına kadar manevi tazminat istenebileceği karara bağlanmıştır. Ancak, bu düzenlemenin yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere manevi tazminatın tayin ve takdiri yönünden mahkemeyi bağlayıcı bir yanı bulunmadığı aşikardır. Manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler nazara alındığında daha ılımlı manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle maddi tazminat miktarının üç misline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9997, K. 2011/3623, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama