KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10207 E., 2012/1841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2010 tarih ve 2009/246-2010/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkması yönünde mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, ancak hisseler konusunda kararda bir açıklık bulunmadığından bahisle Ticaret Sicil Memurluğu'nca kararın infazının reddedildiğini, davalı şirketin hiçbir faaliyetinin ve mal varlığının bulunmadığını ileri sürerek, hiçbir bedel talep olunmaksızın davacının şirketteki paylarının eşit olarak diğer iki ortağa devri ya da çıkma kararının infaz edilebilir hale gelmesinin sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, 21.12.1998 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrılan müvekkilinin, davacının devretmek istediği hisseleri bedelsiz olarak da kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/174 esas sayılı dosyasında davacının davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşme ile birlikte ayrılma payı hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek olmaksızın davacının ortaklık sıfatı da sona ermiş olacağı için davacının kararın infazını talep etmeye hakkı bulunduğu,
davacının ayrılma payına ilişkin alacak hakkı şirkete karşı olduğundan davacı ortağın şirkete karşı açacağı dava yoluyla mahkemeden ancak ayrılma payının tespit ve tahsilini talep edebileceği, ayrılma payından kaynaklanan hakların bedelsiz olarak diğer ortaklara devredilme talebiyle ilgili usulüne uygun olarak alacağın devri sözleşmesi yapılması gerektiği, tarafların karşılıklı iradesine bağlı olan bu konuda mahkemece hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 551/son. maddesi gereğince bir ortağın şirketten çıkması ya da çıkarılmasının ancak esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet şartıyla muteber olmasına, ayrılan ortağın haklarının başka bir ortak tarafından devralınması halinde esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet etmeye lüzum bulunmamakta ise de, mahkemece davalıların iradeleri dışında bu yönde bir karar verilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10207, K. 2012/1841, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama