KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10209 E., 2012/1818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2010 tarih ve 2008/788 - 2010/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19 Temmuz Cuma günü saat 06:00'da İstanbul'a gitmek üzere Rostov havaalanına gittiğini, uçağın rötar yaptığını, beklerken bir duble viski içtiğini, görevlilerden açıklama istediğini ve alamadığını, kimseyle münakaşa etmediğini, kötü söz söylemediğini, 5 saatlik gecikme ile uçağa alındıklarını, ancak alkollü olduğu gerekçesiyle pilotun talimatı ile uçaktan indirildiğini, bir sonraki İstanbul uçağının 22 Temmuz Salı günü olduğu için taksi ile Moskova'nın uluslararası Sheremetyevo 2 havaalanına geçip Aeroflot havayollarının Moskova-İstanbul 23:30 uçağı ile İstanbul'a gece yarısından sonra 02:30'da ulaştığını,
davalı çalışanlarının görevlerini gereği gibi yapmayıp hizmet kusuru işlediklerini, alkollü olmadığını ve kimseye hakaret etmediğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, uçuş bedelinin geri ödenmediğini ve yeniden bilet almak zorunda kaldığını, taksi parası ödediğini, zor ve rencide edici bir duruma düştüğünü ileri sürerek 1.300,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, uçağın hava muhalefeti sebebiyle geciktiğini, yolculara Rusça ve İngilizce anonslar yapıldığını, davacının alkollü olduğunu, alkolün etkisiyle Türkçe ve Rusça küfürler ettiğini, saldırgan tavırlar sergilediğini, uçağın kabin amirinin durumu pilota ilettiğini, pilotun davacıya gecikmenin nedenini izah etmek için kokpite davet ettiğinde aşırı alkollü olduğunun pilot tarafından da gözlemlendiğini, aşırı alkollü yolcuların uçmasına can ve mal emniyeti bakımından müsaade edilmediği için davacının uçaktan indirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "Tokyo Konvansiyonu" olarak da anılan 1963 tarihli "Uçaklarda işlenen Suçlar ve Diğer Bazı Eylemlere ilişkin Sözleşme" hükümleri ile 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığında, uçağın veya içindeki şahısların veya malların güvenliğinin temini, uçak içindeki düzen ve disiplinin muhafazası için makul tedbirlerin alınması gerektiği, davacının olay anında alkollü olduğu, uçakta gecikme yaşanmasının taşkınlık yapmasını gerektirmeyeceği, kaptan pilotun gereken önlemleri alma yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10209, K. 2012/1818, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama