KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10353 E., 2012/1936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2010 tarih ve 2009/747-2010/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 30.01.2009 tarihinde davalı ... nezdinde güvenli cüzdan sigorta poliçesi yaptırdığını, 22.02.2009 tarihinde HSBC kredi kartı, kimlik ve anahtarlarını kaybettiğini, davalı ... şirketine başvurmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, sözleşme öncesi kendisine ön bilgi verilmediğini, genel ve özel şartlara ilişkin hükümlerin sözleşme içerisine konulmadığını belirterek 3.300,00 TL sigorta teminatının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe kapsamında kredi kartının çalınması ile iptal edilmesi arasında geçen sürede 3. kişilerin hileli kullanımından doğan zararların güvence altına alınmış olduğunu, olaydan hemen sonra davacının bankayı arayarak kredi kartını iptali ettirdiğini, bu süreçte kartın hileli olarak kullanılmadığını ve davacının herhangi bir zararının bulunmadığını, davacıya kimliğini yenileme masrafı olarak 5,00 TL ödendiğini, sözleşmenin başlangıcında davacının bilgilendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesi özel şartları kapsamında kredi kartının çalınma anından itibaren iptali için yapılan başvuruya kadar geçen zaman dilimi içerisinde 3. kişilerin hileli kullanımından doğan zararların teminat altına alındığı, davacının olay akabinde bankayı arayarak kartını iptal ettirdiği, bu süre zarfında kötü niyetli kullanım gerçekleşmediği ve davacının kredi kartı kaybından doğan zararının bulunmadığı, davacının anahtar ve kimlik kartının kaybı nedeniyle bunların değerlerini bildirir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10353, K. 2012/1936, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama