KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10444 E., 2012/2258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2008 tarih ve 2004/162-2008/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete konut sigorta poliçesi ile sigortalı dairenin, binanın ana giderlerin tıkanması ve buna bağlı olarak pis suyun geri tepmesi sonucu hasar gördüğünü, zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 3.189 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece husumetin kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yöneticiliği aleyhine açılmış ise de sonrasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile husumet kat maliklerine karşı yöneltilmiş olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilen kat maliklerine dava dilekçesi tebliğ ettirilip, işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10444, K. 2012/2258, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama