KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10452 E., 2012/2272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2008/355 - 2009/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “PINAR ŞÖLEN" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ŞÖLEN&BEKİZ” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, yapılan itirazın TPE YİDK tarafından reddeildiğini, başvuru ile müvekkili markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b hükümleri anlamında benzer olduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu marka ile davacı markasının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf işaretlerindeki vurgunun "ŞÖLEN" ibaresi olduğu, vurguyu üzerinde taşıyan ve akılda kalan unsurların "ŞÖLEN" olması nedeniyle işaretlerin genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, zira "ŞÖLEN" ibaresi gıda ve et mamulleri için doğrudan tanımlayıcı değilse de, "Ziyafet, eğlence, törensel yemek toplantısı" gibi anlamları itibariyle keyifle hazırlanmış "et ve et ürünlerinden hazırlanmış yemekli toplantı" için ima yollu bir gönderme içerdiği, dolayısıyla taraf markalarındaki Şölen ibaresinin örtüşme nedeniyle ortalama tüketicilerin, bu iki marka arasında en azından ticari-ekonomik bir bağlantı olduğu yanılgısına düşecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10452, K. 2012/2272, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama