KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10469 E., 2012/14504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk. Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2009/148-2009/337 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/09/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli patentin 2007 yılına ait yıllık ücretinin ödenmediğinin anlaşılması üzerine 03.07.2008 tarihinde gerekli ödemenin yapılarak buna ilişkin ödeme belgesinin 04.07.2008 tarihinde geç ödemenin gerekçesini içeren mücbir sebep talep formu ile birlikte davalı TPE’ne sunulduğunu, ancak TPE Patent Dairesi Başkanlığının mücbir sebep talebini kabul etmediğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini,
müvekkilinin patentin 4. yıl ücretini mücbir sebeple ödeyemediği gibi 551 sayılı KHK’nin 172. maddesi uyarınca ödenme zamanının davalı TPE tarafından önceden tebliğ edilmesi gerektiğini, müvekkilinin patent vekiline bu konuda bir tebliğin yapılmadığını, verilen kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 17.04.2009 tarih ve P-7 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı vekilinin mücbir sebep olarak dayandığı yıllık ücret ödeme talimatının başvuru sahibinin vekili tarafından faks ile iletilmesi ve faksta oluşan arıza nedeniyle Türkiye’deki vekile talimatın ulaşmamış olması hususunun mücbir sebep tanım ve koşullarına uymadığını, yıllık ücretlerin 551 sayılı KHK’nin 173.maddesi uyarınca müvekkili Kurumun bildirimine gerek olmaksızın ödenmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkili tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 551 sayılı KHK’nin 173. maddesi ve Yönetmeliğin 48. maddesi uyarınca bir patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretlerin TPE’nin bildirimine gerek olmaksızın patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde peşinen ödenmesi gerektiği, davacı tarafın dayandığı “telefon hatlarından kaynaklanan gelen fakslarda siliklik ve boşluklar” oluşması vakıasının da anılan KHK’nin 134. maddesinde yer alan “mücbir sebep” kavramı içinde değerlendirilmesinin hukuken olanaksız bulunduğu, dolayısıyla somut olayda mücbir sebebin varlığından da söz edilemeyeceği, bu itibarla nihai olarak TPE YİDK tarafından verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10469, K. 2012/14504, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama