KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10738 E., 2012/14535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.12.2009 tarih ve 2008/7-2009/687 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.09.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı ... kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekaleten dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TMSF'ye devredilip davacı şirkete temlik edilen Kentbank A.Ş. ile dava dışı MAB Tekstil Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredinin teminatı olarak davalıların maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, ayrıca ipotek resmi senedinde müşterek ve müteselsil kefilliğin kabul edildiğini, bu kefalet gereğince davalıların borcun 60.000 TL'sinden ve işlemiş %240 faizinden sorumlu oldukları ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000 TL'nin 08.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek %240 temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin kredi sözleşmesi sebebiyle kefaletlerinin söz konusu olmadığını, kat ihtarnamesinde de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkillerinin ipotek veren olarak sorumluluklarının bulunduğunu, ipoteğinde bir kısım müvekkilleri bakımından vekaleten tesis edilmiş olup vekaletnamede kefil olmaya ilişkin özel bir yetki de verilmediğini, ipoteğin kimin borcu için verildiği yazılmadığından ipotek resmi senedinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TMSF'ye devredilip davacı şirkete temlik edilen Kentbank A.Ş. ile dava dışı MAB Tekstil Ltd.
Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve muhtelif ihracat taahhütnameleri gereğince dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, davalıların kullanılan krediler nedeni ile doğmuş ve doğacak olan borçların teminatı olarak taşınmazları üzerine 60.000 TL bedelle ipotek tesis ettikleri ve ipotek resmi senedinde “2252 parselin tamamı üzerine MAB Tekstil Ltd.
Şti.nin Kentbank A.Ş.den kullandığı ve kullanacağı kredilere karşılık olmak üzere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile aşağıda yazılı şartlarla 60.000 TL için Kentbank A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğinin” açıkça hükme bağlandığı, bu durumda ipotek veren davalıların ipotek limiti kadar ayrıca müteselsil kefil olarak da sorumluluklarının bulunduğu, her ne kadar davalılardan Senem Kelleci ve ... diğer davalı ...'ye vekaletname vermek suretiyle ipotek tesis etmişler ise de verilen vekaletnamede açıkça 2252 parselin tamamını ipotek etmeye ve bu taşınmazdan ötürü kendilerini borçlandırmaya açıkça yetki verildiği,
kefaletin özel bir yetki niteliğinde olmayıp borçlandırmaya yetkili kılınmanın kefalet tesisi için yeterli bulunduğu, davacı banka tarafından hesabın kat edilerek davalılara gönderilen Beşiktaş 2. Noterliğinin 08.03.1999 tarih 6621 yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edilip verilen süre de göz önüne alındığında 18.03.1999 tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, davalıların temerrüt tarihi itibari ile sorumlu oldukları toplam asıl alacak tutarının 65.727,86 TL olduğu,
ancak davalıların kefalet limitlerinin 60.000 TL bulunması sebebiyle 18.03.1999 temerrüt tarihi itibari ile davalılardan ancak 60.000 TL talep edilebileceği, taraflar arasındaki ipotek akit tablosunun 9. maddesi gereğince temerrüt tarihi itibari ile uygulanan en yüksek faiz oranı olan %180 in 40 puan fazlası yıllık %220 oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle 60.000 TL alacağın 18.03.1999 temerrüt tarihinden itibaren %220 faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davalılar vekilince 13.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunulmuş, mahkemece anılan davalılar vekiline 06.04.2010 tarihli muhtıra keşide edilerek, bakiye karar harcının ödenmesi istenmiş, davalılar tarafından muhtıra gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, HUMK.'nun 434. maddesi uyarınca 12.05.2010 tarihinde davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa Harçlar Kanunu'nun 23.07.2010 tarih ve 6009 SK.'nun 18. maddesi ile değişik 28. maddesi uyarınca, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.
Dolayısıyla mahkemece davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine dair tesis edilen 12.05.2010 tarihli hükmün bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu'nun faize ilişkin 88 ve temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi görülmekte olan davalarda da uygulanır. Mahkemece bu hükmün olayda uygulama imkanı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirildikten sonra kazanılmış haklarda gözetilerek bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10738, K. 2012/14535, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama