KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11422 E., 2012/3358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2008/33-2009/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketle aynı alanda faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin tanınmış ve tescilli markası olan "BİMEKS" ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin teknik servis departmanıymış gibi davrandığını ve tüketicileri yanılttığını, aynı ibarenin davalı adına tescil edilmesinin usulsüz olduğu gibi markanın izinsiz kullanmasının marka hakkına tecavüz de oluşturduğunu, ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasını, davalı adına tescili yapılan markanın hükümsüzlüğünü, şimdilik 7.000 -TL maddi, 10.000 -TL manevi ve 10.000-TL itibar tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markası ile davacı markasının kapsadığı malların aynı sınıfta olmadığını, pazar alanları ve hareket noktasının da farklı olduğunu, TPE nezdinde "Bimeks" ibareli tescil edilmiş bir çok marka bulunduğunu, markayı ilk kullananın davacı olmadığını, müvekkilinin kendi ürettiği ürünlerin servis işini yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilin yapıldığı tarih itibariyle davacının kendi markasının tanınmış olduğunu ispatlayamadığı, hükümsüzlüğü istenen davalı markası ile davacı markalarının farklı mal ve hizmet sınıfları yönünden tescilli olup, koruma kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, davalının hükümsüzlüğü istenen markasını, davacının markasının koruması kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünde de kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğininin kanıtlanamadığı, davalının tescilli markasını tescil ettirdiği emtialar yönünden kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11422, K. 2012/3358, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama