KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11440 E., 2012/16632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2010 tarih ve 2007/258-2010/183 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vekili Av. .... ile davalı ... Hiz. A.Ş. vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka nezdinde vadeli TL ve vadesiz döviz hesaplarının bulunduğunu, 19.12.2006 tarihinde saat 11:00 sıralarında cep telefonu ile arama yapmak istediğinde ekranda “Kayıtsız Sim” şeklinde bir açıklama gördüğünü ve cep telefonunu kullanamadığını,
bu sırada müvekkilinin internetten davalı Banka'da bulunan hesabına girdiğinde döviz hesabındaki yaklaşık 24.000,00 ABD Dolarının internet bankacılığı yolu ile satılması sonucu elde edilen 34.500,00 TL karşılığının müvekkiline ait TL hesabına aktarıldığını ve aktarılan bu miktarın müvekkili tarafından tanınmayan ve hiçbir ilişkisinin bulunmadığı üçüncü kişi adına havale edildiğini, müvekkilinin hesaptaki parasının internet yolu ile şifresinin ele geçirilmesi ve Turkcell hatlı cep telefonunun olayın gerçekleştiği saatlerde kullanım dışı kalması nedeniyle üçüncü kişilerce alındığını,
sözkonusu para çekim işleminin davalı Banka'nın müşterilerine sunduğu elektronik bankacılık hizmetinin yeterli ve korunaklı ortamı yaratmaması ile davalı ...’in kayıp veya çalıntı hat sebebiyle başvuru yapan müşterilerine karşı ilgili banka kuruluşlarına bilgi vermemesi, müşterilerinin başvurusunu sağlıklı bir şekilde değerlendirmemesi, yeni sim kartın başvurunun yapıldığı gün kullanıma açtırılması gibi tedbirsiz davranışlardan kaynaklandığını ileri sürerek, 34.750,00 TL’nın 19.12.2006 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davaya konu olayda müvekkili bankanın bir kusur veya ihmalinin bulunmadığını, davacının kendi kusur ve ihmali ile zarara sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin olayda bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının güven duyarak bankaya yatırdığı mevduatın özenle saklanması ve teknik imkanları çok geniş olan davalı Banka'nın basiretli bir tacir gibi davranarak önleyici tedbirleri almasının gerektiği, bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olması nedeniyle ayrıca davacının bilgisayar korsanlığını engellemeye teknik olarak gücünün yetemeyeceği, bu durumda davacının müterafik kusuru ile davalı ...’in herhangi bir kusurunun olmadığı sonucuna varılarak, davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sahtecilik işleminin bankaya karşı gerçekleşmiş olması ve mevduatın nef'i ve hasarının davalı Banka'ya ait olması sebebiyle, esasen diğer davalıya işbu davada husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına ve anılan davalının kusurlu olup olmadığının açılması halinde kendi aralarındaki davada karara bağlanacağının tabii olmasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11440, K. 2012/16632, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama