KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11576 E., 2012/16560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/58-2010/74 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar TPE vekili ve davalı Şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı Bahçıvan Gıda San ve Tic. A.Ş. vekili .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/7527 sayılı "MEZZALUNA", 2007/26203 sayılı "MEZZA", 2005/54727 sayılı "MEZZA" ve 205762 sayılı "MEZZALUNA + ŞEKİL" ibareli tanınmış markaları olduğunu, davalının müvekkiline ait markalar ile karıştırılma ihtimali olan “MOZZALİNO+ ŞEKİL.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne yaptığı başvuruya müvekkilinin yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun müvekkiline ait markalarla fonetik ve yazılış bakımından benzer olup iltibas tehlikesi yarattığını,
başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler ile müvekkilinin markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, davalının müvekkilinin haklı ün ve itibarından yararlanarak haksız kazanç elde edeceğini ileri sürerek, 2008-M-6708 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde 2007/24514 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlem ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Davalı Bahçıvan Gıda A.Ş. vekili, müvekkilince tescili talep edilen “MOZZALİNO + ŞEKİL” ibaresinin davacının markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların okunuşları, yazılışları ve tüketici üzerinde bıraktıkları intibanın farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvurunun asıl unsurunun “Mozzalino” sözcüğü olduğu, başvurudaki yeşil ve sarı renkteki dalgalı zemin şeklinin baskın olmayan ve ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur mahiyetinde
bulunduğu, itiraza dayanak markalarda ise asıl unsurun “Mezzaluna” ve “Mezza” sözcüklerinden oluştuğu, başvuru ile itiraza dayanak markalar benzer sayılmazlar ise de genellikle ürün ve markalarını yan yana görme imkanı bulamayan ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba, görünüm, okunuş olarak benzer oldukları, başvurunun 29 ve 30.sınıfındaki tüm mallar açısından davacının 2005/07527 ve 2005/54727 sayılı markaları kapsamındaki mallar ile aynı olduğu, başvuru kapsamındaki 43. sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"nin davacının 205762 sayılı markası kapsamında aynen yer aldığı,
davacının 2005/07527 ve 2005/54727 sayılı markaları ile davalı markasının 43.sınıftaki "yiyecek ve içecek hizmetleri sağlanması" açısından benzer olduğu. 43.sınıftaki "Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri" yönünden davacının 2005/54727 sayılı markası ile davalı markasının aynı olduğu, davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirilmesi,
ticari, idari, ekonomik ya da organik bir bağlantı olduğu yanılgısına yol açma ihtimalinin gerçekleştiği, gıda sektöründe faaliyet gösteren davalının aynı sektörde bulunan davacı seri markaları ile iltibas yaratacağı tespit edilen ve seri içine giren bir başvuruyu tercih etmesinin rastlantı ve iyiniyetli bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği, davacı ve davalı şirketin 2004 yılından başvurunun yapıldığı 2007 yılına kadar yoğun bir ticari ilişki içinde bulundukları ve özellikle restoran işletmeciliği yapan davacının ürün tedarikini yoğun bir şekilde davalı şirketten yaptığı,
dolayısıyla davalının davacı markalarından haberdar olmadığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle başvurunun kötüniyetli yapıldığı, KHK’nin 35.madde anlamında bir tescil engeli oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar TPE vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11576, K. 2012/16560, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama