KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11584 E., 2012/16627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2010 tarih ve 2009/240-2010/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü hazır bulunan davacı-k.davalı vekili Av. ... ile davalı-k.davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına TPE nezdinde 22.04.2002 tarihinden itibaren 22, 23 ve 35. sınıflarda tescilli bulunan “Akasya” markasına davalı tarafından 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” itibariyle tecavüzde bulunulduğunu, anılan markanın müvekkili tarafından “Akasya Teşhir ve Satış Merkezi” adı altında uzun yıllardan beri kullanılarak çeşitli malların burada müşterilerin görmesi ve satın alması için bir araya getirildiğini,
davalının ise “Akasya Alışveriş Merkezi” adı altında bir alışveriş merkezi kurmakta olduğuna ilişkin yayın ve reklamlarda bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkili adına tescilli “Akasya” markasına davalı tarafça 35. sınıftaki tecavüz eylemlerinin saptanarak durdurulmasını, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini, maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini ve mahkeme kararının gazetede ilan edilmesini talep ve dava etmiş,
yargılama sırasında yapılan ıslah ile müvekkili adına tescilli markaya davalının 35.08. sınıf dışında 36 ve 37. sınıflarda kullanımı yoluyla dahi tecavüz edildiğini ileri sürerek, dava dilekçesindeki istemlere karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete ait fiili kullanıma konu markanın davacı şirkete ait tescilli marka ile iltibas yaratır nitelikte olmadığını, ayrıca markaların kullanıldıkları hizmetlerin de açıkça farklı olduğunu, müvekkilinin marka kullanımının 36. ve 37. sınıflar kapsamında kaldığını, bu nedenlerle davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş;
ayrıca davacının iddianın genişletilmesi yasağını bertaraf etmeye yönelik ıslah talebine muvafakat etmediklerini bildirmiş, açılan karşı davada ise davacı-karşı davalının markasının 35.08. sınıf kapsamında bir kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, karşı davalı markasının 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca 42/c maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili,müvekkiline ait markanın özellikle 35.08.sınıfta tescil tarihinden itibaren yoğun olarak kullanıldığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "akasya" markasının 35.08. sınıfta tescilli olup, davalı tarafın kurulacağı kamuoyuna kapsamlı tanıtımlarla duyurulan AVM’nin tüketici nezdinde davacının ticari işletmesinin bir şubesi olarak algılanmayacağı, davacının “tanınmış marka” hukuki olgusuna dayanmadığı gibi bu yönde dosyada bir delil de mevcut olmadığı, davacının iplikçilik faaliyetiyle uğraşmakta olup, inşaat projelerini gerçekleştirmek ve somut proje üzerinden bir AVM kurmak, satmak ve yönetmek gibi bir faaliyetinin bulunmadığı, markaların işaret bağlamında da benzer olmadığı,
sadece sözel yönden (akasya ibaresi için) benzerlik varsa da bunun zayıf bir benzerlik olarak kaldığı, farklılıklar dikkate alındığında markalar arasında iltibas oluşmadığı, davalının uyuşmazlığa konu kullanım şeklinin 35.08. sınıf kapsamında olmadığı, davacının sadece iplik işi ile iştigal etmekte olup, 35.08. sınıf yönünden sadece bu malları satışa sunduğu,
bu durumda davacıya sınırsız çok sayıda mallar için 35.08. sınıf yönünden koruma hakkı verilmesinin yerinde olmayacağı, bu nedenle bir an için davalının uyuşmazlığa konu kullanım şeklinin 35.08. sınıfta olduğu kabul edilse dahi davalının kullanım şeklinin davacının 35.08. sınıftaki marka kullanımına iltibas oluşturmayacağı sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile “akasya” ibaresinin bağımsız olarak bir alışveriş merkezinin adı şeklinde kullanımının niteliği itibariyle 36. sınıfta yer alan “gayrimenkul idaresi hizmetleri” olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, sözkonusu kullanımın esasen 35.08 alt gruptaki hizmet kapsamında olmasına karşın taraflara ait dava konusu işaretlerin ortalama alıcıları nezdinde iltibas tehlikesine yol açacağının kabulünün mümkün bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11584, K. 2012/16627, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama