KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1164 E., 2011/10299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2005/589-2009/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun süredir jeep servis ve yedek parça alanında faaliyet gösteren sektöründe tanınmış ve saygın bir şirket olduğunu, faaliyetlerinde kullandığı “SÖNMEZ” ve “SÖNMEZLER” markalarını adına tescil ettirdiğini, davalının bir süre müvekkili şirkete ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, daha sonra ise kendi adına müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir işyeri açtığını, bu işyerinde müvekkili adına tescilli markaları kullandığını, bu durumun 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin önlenmesine,
davalının bu markaları kullandığı malzemelerin toplatılmasına ve imhasına, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir süre davacı şirketin ortağı olarak çalıştığını, daha sonra davacı şirket yetkilisinin önerisi ile 2002 yılında kendine ait bir işyeri açtığını, müvekkilinin başarısını hazmedemeyen davacının 2003 yılında “SÖNMEZ” ve “SÖNMEZLER” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, bu şekilde müvekkilinin bu ibareleri kullanmasının önünün haksız şekilde kesilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2003 yılında tescilli “SÖNMEZLER” ve “SÖNMEZ” ibareli markalarının bulunduğu, davalının ise 2005 yılında tescil edilen “AHMET SÖNMEZ” ibareli markanın sahibi olduğu, buna rağmen davalının tabela, tanıtım vasıtaları ve faturalarında davacıya ait markaları kullandığı, davalının dava konusu markalar üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu kanıtlayamadığı, açıklanan davalı kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişilerce kesin olarak hesaplanamadığı,
tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi dikkate alınarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “AHMET SÖNMEZ” ibarelerinden oluşan markasını tescile aykırı olarak sadece “SÖNMEZ” veya “SÖNMEZLER” şeklinde kullanımının önlenmesine, belirtilen şekilde kullanımın işyeri evrak, reklam, tanıtım vasıtaları ve tabelalardan silinmesine, silinmesi mümkün olmayan malzemelerin imhasına, 4.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yapılan yargılama giderleri taraflar arasında paylaştırılmıştır. Ancak davalı tarafından toplam 527 TL yargılama gideri yapılmış olmasına rağmen mahkemece bu miktar 57 TL olarak kabul edilmiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1164, K. 2011/10299, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama