KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11828 E., 2012/4015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2010/37-2010/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına marka tescilli bulunan “xantrex” ibareli ürünlerin davalı tarafından ithal edilerek satılmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile üretici firma arasındaki anlaşma uyarınca davaya konu ürünlerin Türkiye’de tek satıcısının müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu ibareyi taşıyan ürünleri asıl üretici firma ile yaptığı tek satıcılık sözleşmesiyle Türkiye’de satan davalı eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturmadığı ve ürünün Türkiye’deki eski dağıtıcısı olan davacının marka haklarını devraldığına ilişkin delil de ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına dayalı tecavüzün tespit ve önlenmesine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa "xantrex" ibareli marka 2003/11574 nolu tescil belgesiyle davacı şirket adına tescillidir. 556 Sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca bu KHK ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Mahkemece, "xantrex" markası üzerindeki gerçek hak sahibinin davadışı yabancı uyruklu bir şirket olduğu ve bu şirketten alınan ürünlerin davalı tarafça Türkiye'de satış, pazarlama, dağıtım ve reklam faaliyetlerinin marka haklarına tecavüz oluşturmayacağı görüşüyle dava reddedilmiştir. Ancak, davadışı yabancı şirketin Türkiye'de tescilli bir markası bulunmadığı gibi, davacı adına tescilli olan 2003/11574 sayılı markanın hükümsüzlüğüne yönelik bir davanın açıldığı hususu da ileri sürülmemiştir.
556 Sayılı KHK ile marka korumasında ülkesellik ilkesi benimsenmiştir. Bu bakımdan, davada taraf olmayan yabancı uyruklu şirketin gerçek hak sahibi olduğundan bahisle bu şirket adına yurtdışında tescilli olan markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'de ticaretinin yayılması da 556 Sayılı KHK'nın 9. maddesi ve aynı KHK'nın 61. maddesi hükümleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı halde yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetli değildir.
KARŞIOYYAZISI
Dosya içeriğinden, davacının, kendi adına 13/05/2003 tarihinden itibaren 2003/11574 no da 9 ve 35. sınıf yönünden tescilli bulunan “xantrex” markasının tescilinden önce, dava dışı yabancı menşeli Xantrex Technology INC unvanlı firmanın "xantrex" markalı ürünlerinin, Türkiye'de distribütör olarak, dağıtım, pazarlama ve satışını yaptığı, bu arada söz konusu markayı adına tescil ettirdiği, davacı ile Xantrex Technology INC arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği, yabancı firmanın, davacının dayandığı markadan önce “xantrex” ibareli yurt dışı marka tescillerinin bulunduğu ve ticaret unvanın çekirdek unsurunun da aynı ibare olduğu,
Xantrex Technology INC firmasının tespit tarihinden ve davadan önce davalı ile ticari ilişkiye girdiği ve anılan ibareli ürünlerin Türkiye'de tek dağıtım yetkisini davalı şirkete verdiği ve halen bu yetkinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, Xantrex Technology INC firmasının, Türkiye'de “xantrex” ibareli markayı kendi adına tescilli için davacıya izin verdiğini ya da yapılan tescile bu firmanın muvafakat ettiğini ispatlayamamıştır. Bu durumda, her ne kadar tescilli marka sahibi olan davacı 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca markasına haksız tecavüzleri önleme hakkına sahip ise de dava konusu olayda markayı ihdas eden ve bir dönem ticari ilişki içinde bulunduğu Xantrex Technology INC’nin anılan ibareli ürünlerinin Türkiye’deki tek dağıtıcısına karşı bu hakkını kullanması MK’nın 2.maddesine açık aykırılık teşkil ettiği ve mahkeme kararının bu nedenlerle onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11828, K. 2012/4015, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama