KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11871 E., 2012/15802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2008//316-2010/95 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin tescil için başvuruda bulunduğu “KÇF DRYCLEAN BY KARÇELİK GİYSİNİZİN KALİTE GÜVENCESİ ve ŞEKİL” ibareli markanın müvekkili şirketin dünya çapında tanınmış “ARÇELİK” markalarına benzer olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 8. maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin olarak yaptıkları itirazların davalı Kurum tarafından reddedildiğini, verilen red kararının yerinde olmadığını, başvuruya konu markanın ayırt edici ve esas unsurunun “Karçelik” ibaresi olup, tüketicinin sözkonusu markayı “Karçelik” olarak algılayıp, hatırlayacağını, “Karçelik” ibaresi ile müvekkiline ait “Arçelik” markasının benzer olduğunu,
başvurunun tescil edilmek istendiği 37. sınıfın müvekkiline ait markanın tescilli olduğu sınıflar arasında bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin markasının tanınmış marka olması nedeniyle benzer bir markanın farklı sınıflar için dahi tescil edilemeyeceğini, başvurunun tescili halinde müvekkiline ait markanın itibar ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 28.08.2008 tarihli, 2008-M-4188 sayılı red kararının iptali ile davalı şirkete ait marka başvurusunun tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin üretim yapmadığını, sadece hizmet verdiğini, davacının ise hizmet yapmayıp, üretim yaptığını, bu bakımdan da markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “ARÇELİK” ibareli 37. sınıfta yer alan bir kısım hizmetleri de içeren çok tanınmış markanın sahibi olduğu, davalının “KÇF DRYCLEAN BY KARÇELİK GİYSİNİZİN KALİTE GÜVENCESİ ve Şekil” ibare ve biçimli başvuru konusu işaretinin asıl ve ayırt edici unsurunun “KARÇELİK” ibaresi olup, diğer unsurların tanımlayıcı ve hiç kimsenin kullanımına bırakılamayacak nitelikte bulunduğu, başvuruda yer alan şeklin ise ayırt ediciliğe katkısının oldukça zayıf olduğu,
asıl ve ayırt edici unsuru “KARÇELİK” olan başvuru konusu işaret ile davacının “ARÇELİK” ibareli tanınmış markasının benzer nitelikte bulunduğu, davacı markasının ulaştığı tanınmışlık seviyesi itibariyle davalı başvurusunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği gibi onların itibar ve ayırt edici karakterine de zarar verebileceği, bu nedenle davacı itirazlarının reddine dair Kurum kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 2008/M-4188 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11871, K. 2012/15802, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama