KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11934 E., 2012/4894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/05/2010 tarih ve 2010/168-2010/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki yönetim kurulu üyeleri ve denetçisi olduğunu, 22/05/2000 tarihli genel kurulda davacı şirketi zarara uğratan davalıların ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, yeni seçilen denetim kurulu tarafından yapılan inceleme sonrası şirketin mali tabloları ile bilançosunun gerçeği yansıtmadığının, davalıların kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmalen yerine getirmediklerinin, bu suretle davacı şirkete zarar verdiklerinin tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik 85.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerince 22/05/2000 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkillerince yapılan işlemlerin yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan Yargıtay Bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; İş Mahkemesi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararları birlikte değerlendirildiğinde üstün hizmet primi adı altında yapılan ödemelerin kanuna ve sözleşmeye aykırı olmadığı, davacı şirketin, Zeytinoğlu Holding AŞ bünyesinde bulunduğu, verilen kefaletlerden dolayı davacı şirketin dava tarihi itibariyle bir ödemesinin olmadığı, bu sebeple henüz bir zararın gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11934, K. 2012/4894, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama