KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1220 E., 2011/10468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/10/2009 tarih ve 2009/480-2009/544 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurum çalışanlarının yaşlılık aylığını davalı Banka aracılığıyla aldığını, davalının taraflar arasında imzalanan 15/12/2000 ve 25/12/2000 tarihli protokollere aykırı davranarak ATM kartını 1 yıl ile sınırlayıp bir yıl sonunda gelir ve aylık sahibinin bizzat bankaya gelmesini sağlayarak yaşadığının tespiti halinde kart süresinin bir yıl süreyle uzatılabilme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucunda, 01/06/2000 tarihinde ölen sigortalının banka hesabından 19/06/2000-18/06/2003 tarihleri arasında kimliği belirsiz kişilere toplam 6.603,73-YTL ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ticari reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı Banka'nın gelir ve hak sahiplerine süresiz ATM kartı verebileceği, ancak geçerliliğini, bir yıl süre ile sınırlandıracağı, bir yıllık sürenin sonunda gelir ve hak sahibinin bizzat bankaya gelmek suretiyle yaşadığının tespitinden sonra bankanın kart süresini 1 yıl süre ile uzatabileceğinin kararlaştırıldığı, davalı Banka'nın sözleşmeye aykırı şekilde süresiz kart vermekle kusurlu davrandığı, davacı kurumun da 3 yıl gibi uzun bir süre hak sahibinin yaşayıp yaşamadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak müterafik kusurlu bulunduğu, davalı bankanın kusurunun %60 oranında kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 3.962,25 TL’nin 05/01/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1220, K. 2011/10468, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama