KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12645 E., 2012/3675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2009/63-2010/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 13/06/2007 tarihinde akdedilen nakliyat abonman sözleşmesi ile müvekkili tarafından taşınacak bütün emtia sevkiyatlarının davalı tarafından sigortalandığını, müvekkilinin primleri ödediğini, poliçelerin geçerli olduğu süre zarfında meydana gelen hasarlarla ilgili olarak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bilahare hasarlarla ilgili gerekli sevkiyat bildirimlerinin davalıya yapılmadığı ve zeyilnamelerle kayıt altına alınmadığı gerekçeleri ile davalı tarafından sigorta sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davalıya ödenen toplam 56.700,00TL sigorta prim bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi,
13/06/2007-2008 tarihleri arasındaki meydana gelen nakil esnasındaki emtia hasarlarının tespiti ile hasar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 22/06/2009 tarihli dilekçesi ile davalıya 56.700,00TL prim ödediklerini bunun tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yurtiçi sorumluluk sigorta poliçesi tanzim edildiğini, poliçenin 7. maddesindeki sigorta bildirim şartına uyulmaması sebebi ile feshedildiğini, hasar dosyalarındaki ret sebeplerinin de açıklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasını hasar bedellerinin tazminine değil de ödediği primlerin istirdadı istemine hasrettiği, davalının hasar bedellerinin ödenmesini reddettiği, ancak bu hasar bedellerinin ödenmesinin bilahare davacı tarafça davanın prim bedellerinin iadesine hasredildiğinden bu açıdan TTK’nın 1371 ve 1298. maddeleri nazara alındığında prim iadesinin sözleşmenin kanunen feshi halinde söz konusu olabileceği ve sona erme tarihinden sonra sözleşme bitimine kadar olan süreye tekabül eden prim miktarının iadeye tabi olabileceği,
davalının poliçenin feshinden sonra geriye kalan süreye tekabül eden prim olan 5.436,98TL’yi davacıya iade ettiğini ispatlayamadığı, dava tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen Kabulüne, 5.436,98 TL prim bedelinin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12645, K. 2012/3675, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama