KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12656 E., 2012/17708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2007/352-2009/637 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkiline ait gayrimenkulün davalı ... şirketi nezdinde inşaat sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu dönemde çökerek hasarlandığını davalı tarafından rizikonun gerçekleşmesine rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 YTL'nın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İnşaat Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi uyarınca söz konusu sigortanın inşaat süresinde teminat verdiğini oysa somut olayda her hangi bir inşaat çalışması bulunmadığını,poliçe özel şartlarında da mevcut tesislere gelebilecek hasarların teminat dışında bırakıldığını, yine Poliçe Genel Şartlarının teminat dışı halleri düzenleyen 3. maddesinin d ve f bentleri uyarıncada rizikonun teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı ... şirketinin söz konusu binayı görerek sigortaladığı ve hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava inşaat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama esnasında alınan 21.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin anılan rapora itirazları üzerine mahkemece alınan 30.03.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bu defa rizikonun poliçe genel şartları gereğince teminat dışında kaldığı kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkemece alınan birinci bilirkişi raporu yeterli görülmediğine ve ikinci kez bilirkişi raporu alındığına göre eğer ikinci rapor karar vermeye yeterli görülmemişse geriye dönülerek birinci rapora göre hüküm tesis edilemez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş alınan iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor almaktan ibarettir. Mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için iki akademisyen ve bir sigortacı bilirkişiden
oluşacak bir heyetten uzman görüşü alınarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, mahkemece alınan ilk teknik bilirkişi raporunda yapının dava tarihi itibarıyla değeri 130.273 YTL olarak belirlenmişken, alınan ikinci raporda yine dava tarihi itibarıyla yapının değeri 81.849.82 YTL olarak tespit edilmiş ve bu rakamdan muafiyet tenzili uygulanarak zararın 71.830,57 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece belirlenen değerler arasındaki çelişki dahi giderilmediği gibi İSPGŞ'nın 15. maddesi uyarınca sigortalı kıymetin hasardan bir gün önceki değerinin belirlenmesi ve sovtaj ile varsa muafiyet miktarının indirilmesi suretiyle tazminat tutarının tespiti gerekirken bu konuda dahi hatalı belirleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12656, K. 2012/17708, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama