KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12679 E., 2012/17694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2012 tarih ve 2007/299-2009/146 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Aviva Emeklilik ve Hayat A.Ş.vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili tarafından Aviva Hayat ve Emeklilik A.Ş.’ye karşı açılan davada ve Aviva Sigorta A.Ş.’ye yönelik verilen dahili dava dilekçesinde, davalı şirket sigortalısı... adına kayıtlı olup, sürücü ... tarafından kullanılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkillerinin çocuğu ...’nin öldüğünü, aynı araçta bulunan müvekkili ...’nin ise ağır şekilde yaralandığını, müvekkillerinin kaza nedeniyle uğradıkları maddi zararın davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde verilen teminatlar uyarınca karşılanması gerektiğini ileri sürerek, ıslah sonucu artırılan 23.649,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Aviva Hayat ve Emeklilik A.Ş. vekili, müvekkilinin sadece hayat ve emeklilik branşında faaliyet gösterdiğini, dava dilekçesinde dayanılan poliçenin müvekkili tarafından akdedilmediğini, bu nedenle müvekkilinin bu davada taraf olabilmesine hukuken olanak bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğundan dolayı reddini istemiştir.
Dahili davalı Aviva Sigorta A.Ş. vekili, davacının amacının taraf değişikliği olup, ıslah yolu ile bile taraf değişikliğinin mümkün olmadığını, bu nedenle dilekçenin öncelikle usul yönünden reddinin gerektiğini, davadan önce müvekkili tarafından davacılara ödemeler yapılmış olması nedeniyle de müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 21.750,70 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davanın dayanağı olan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. olmayıp, ayrı bir tüzel kişiliği olan Aviva Sigorta A.Ş. olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, davanın dayanağı olan sigorta poliçesinin tarafı olmayıp, bu poliçeden kaynaklanan sorumlulukları da üstlenmemiş olan Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.’ye karşı sözkonusu poliçeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulması mümkün olmadığından işbu davada kendisine husumet düşmeyen Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddi gerekirken,
yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12679, K. 2012/17694, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama