KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12945 E., 2012/4556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2008/387-2010/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı iken iş avansı olarak almış olduğu paraları ödemediğini ve şirkete ait iki adet dizüstü bilgisayarı da iade etmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya müvekkilinin borcu bulunmadığını ve sözkonusu bilgisayarların çalındığını savunarak, davanın reddini, haksız ve kötüniyetli takip yapılması nedeniyle %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davalıya yapılan ödemenin ücret değil, iade etmek üzere alınan borç para olduğu ve davalı yedindeki iki adet bilgisayar bedelinin ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 7.488,90 TL üzerinden devamına, nakit alınan tutar üzerinden 2.115,20 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin eski yöneticilerinden olan davalının eylemlerinden dolayı şirketin uğradığı zararın tazmini ve avans olarak verilen paranın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın istemine ilişkindir.
T.T.K.nun 341.maddesi hükmüne göre, sorumluk davasının açılabilmesi için genel kurulca bu yönde karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Somut olayda dava, şirket yönetimi tarafından açılmış olup, dava henüz dinlenebilir halde değildir.
Yukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı taktirde, mahkemece H.U....nun 39 ve 40.maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve muvafakatinin alınması ve vekaletnamesinin ibrazı amacıyla davacı vekiline süre verilmesi, usulü noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve dava şartının yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12945, K. 2012/4556, 23 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama