KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13594 E., 2012/19514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2009/60-2010/143 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticaret unvanının kılavuz unsuru MEDRAD olan müvekkilinin 10. sınıftaki ürünleri içeren MEDRAD ibareli marka ile “önden yüklemeli tıbbi enjektör ve şırınga” buluş başlığını taşıyan TR 2007/7046 T4 (EP1233800B1) sayılı patent belgesinin sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin markasını ve patent belgesi ile koruma altına alınmış bulunan buluşunu içeren ürünleri Türkiye’ye ithal ederek Hacettepe Üniversitesi ile T.C.
Sağlık Bakanlığı Doktor Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde açılan ihalelere katılıp satışını gerçekleştirdiğini, davalı eylemlerinin patent ve markadan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek ıslah dilekçesiyle talebini yeniden düzenleyip davalının tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulması ve önlenmesi ile marka hakkına tecavüzden dolayı 1.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL itibar tazminatının, patent hakkına tecavüzden dolayı 14.000 TL maddi tazminat, 10.000 TL manevî tazminat ve 9.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline,
tazminatlara dava tarihinden faiz işletilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anılan ürünleri dava dışı Shenzen Ant Medical Devices C. Ltd. isimli şirketin temsilcisi olan Shangai Internaitional Holding Corp. aracılığıyla Türkiye’ye getirdiğini, ürünlerin üzerinde yer alan ibarenin şırıngaların MEDRAD markalı cihazlarda kullanılabildiğini göstermek amacıyla kullanıldığını, kullanımın 556 sayılı KHK’nin 12. maddesi uyarınca ihlâl sayılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının satışını gerçekleştirdiği ürünler üzerinde yer alan “Disposable high pressure syringe for the Medrad” ibaresinin, ürünün üzerinde üreticisinin farklı olduğu ve ithalatçısının ticaret unvanı açıklandıktan sonra yer aldığı, zaten anılan ürünler ile ilgili şartnamede “Medrad Tomografi Enjektör Sistemi ile Uyumlu” olma şartının arandığı, bu ibarenin ürünlerin MEDRAD markalı cihazlarda kullanılabileceğini ifade ettiği, 556 sayılı KHK’nin 12. maddesi uyarınca kullanımın dürüstçe, ticarî ve sanayi konuları ile ilgili teamüllere uygun bulunduğu,
dolayısıyla davalı eyleminin bu yönden marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunmadığı, davalının ithal edip Hacettepe Üniversitesi'ne satışını gerçekleştirdiği ürünlerden bir (I) ihale sıra numarasında yer alan 143805 kod numaralı Medrad Tomografi Enjektör Sistemi ile uyumlu Disposable Şırıngaların, davacının 2007/7046 sayılı patent belgesinin bir numaralı ana isteminde yer alan tüm unsurları içerdiği, yani davacının patent hakkına tecavüz teşkil ettiği, diğer 2 ila 6 sıra nolu ihale kapsamındaki ürünlerin ise davacının patent belgesinin ana isteminde yer alan unsurları taşımadığı,
tescilli bir sınai hakka yönelik eylem ayrıca haksız rekabet oluşturduğundan, davacının haksız rekabete yönelik isteminin de hukuka uygun bulunduğu, yoksun kalınan kazancın davalının patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanca göre hesaplanmasını istediğinden davalının ihlal konusu (1) ihale sıra nolu ürünlerle ilgili olarak elde ettiği net kazanca ürünün üretilmesinde buluşun ekonomik bakımdan önemli katkısı olduğu göz önüne alınarak 551 sayılı KHK’nin 141. maddesi uyarınca %10 oranında artırım yapılmasının hakkaniyete uygun düşeceği,
patent hakkı tecavüze uğrayan kişinin 551 sayılı KHK’nin 131. maddesi uyarınca manevî tazminat talep hakkının da bulunduğu, hükmün 551 sayılı KHK’nin 147. maddesi uyarınca ilânında davacının menfaati olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının vaki tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulması ve önlenmesine, 7.530 TL maddi tazminatın %10 oranında artırılarak 8.283 TL olarak ve 10.000 TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13594, K. 2012/19514, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama