KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13729 E., 2012/17818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen13.05.2010 tarih ve 2007/137-2010/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Se-fa Nas Dağ. Ltd. Şti' den mal aldığını, karşılığında 53.142,32 TL bedelli senedi miktar kısmı yazılmış ve diğer kısımları boş olarak dava dışı şirkete verdiğini, sonradan bedelini ödedikleri halde senedin iade edilmediğini, davalının muvazaalı olarak senedi ele geçirip, kendisini lehtar olarak göstererek haklarında takipte bulunduğunu, ihtirazi kayıtla icra dosyasına ödemede bulunduklarını, davalı ile ticari ilişkileri olmadığını, senedin davalıya verilmediğini, olay nedeniyle manevi üzüntüye kapıldıklarını ileri sürerek, icra dosyasında tahsil edilen 74.018 TL ile 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, yapılan takibe itiraz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının dava dışı Se-fa Nas Dağ. Ltd. Şti'ne verilen ve ödendiği halde iade edilmeyen senedi takibe koyarak davacıdan haksız yere para tahsil ettiği, senetteki yazıların davacı şirket temsilcisinin eli ürünü olmadığı, davalının bedelsiz senet kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 74.018 TL ile 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bonodan kaynaklanan istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının bedelsiz kalmış senedi takibe koyarak davacıdan haksız yere talep ettiği, davalının bedelsiz senet kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep ettiği halde, mahkemece anılan ceza dosyasının neticesi beklenmeden hüküm tesis edilmiştir. Yine, mahkeme gerekçesinde belirtilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı gibi, sadece ceza dosyasının son celsesine ilişkin tutanak sureti esas alınarak karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalının yargılandığı ceza dosyası getirtilip kararın, kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek, gerektiğinde sonucu da beklenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkeme gerekçesinde davalı asilin yemin etmesi için mahkemeye çağrıldığı, duruşmaya gelerek yemini eda ettiği belirtildiği halde, davalı asil 28.12.2007 tarihli duruşmaya sadece isticvap için çağrılmış, aynı celsede yemin hususunun daha sonra değerlendirilmesine karar verilmiş, sonradan da davalı bir daha yemin için çağrılmamış olduğu halde mahkemenin gerekçesinde davalının yemini eda ettiği yönündeki gerekçesi de yerinde olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13729, K. 2012/17818, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama