KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13838 E., 2012/4746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.03.2010 tarih ve 2010/32-2010/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Bandırma Şubesi nezdindeki müvekkiline ait vadeli döviz hesabındaki (25.000)ABD Doları’nın önce vadesiz döviz hesabına aktarıldığını, daha sonra YTL’na çevrilip EFT yoluyla Mehmet Avcı isimli bir şahsın hesabına havale edildiğini, müvekkilinin rızası dışında gerçekleşen bu işlemlerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, (25.000)ABD Doları’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bireysel internet şubesi müşterisi olduğunu, müvekkilinin güvenlik sisteminin bağımsız kurumlarca sürekli denetlendiğini ve izinsiz sisteme girişin mümkün olmadığını, geriye davacının şifrelerinin kendi elinden temin edildiği ihtimalinin kaldığını, bu durumda müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yeterli ve gerekli güvenlik önlemlerini almak konusunda zorlayıcı tedbirler almamış olmakla kusurlu olduğu, kusur oranının %60 olarak takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13838, K. 2012/4746, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama