KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13956 E., 2012/17815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.06.2010 tarih ve 2008/345-2010/415 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı asil ... ve vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılarla hiçbir ticari ilişkisi olmadığı halde davalıların kendi aralarında müvekkilinden alacaklı olduklarından bahisle 20.000 TL'lik temlikname düzenlediklerini, temliknameyi davalıya tebliğ ettiklerini ileri sürerek, davalılara borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının müvekkilini kooperatif ortağı yapmak amacıyla vekaletname ve 190 YTL istediğini, vekaletname ve paranın gönderilmesine rağmen davacının davalı ...’i henüz arsası bile alınmamış bir kooperatiften 1 YTL hisse almak suretiyle ortak ettiğini, ancak bu para ile o tarihte Ankara’da bir daire alınabileceğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının vekil sıfatı ile davalıya hisse aldığı tarihte alınan hissenin rayiç değerinin 190 YTL olduğu, davalının da davacıya 190 YTL gönderdiği, bu durumda davacının zenginleşmediği, davalının icra takibine geçmemesi karşısında kötü niyet tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Zira, bozma sonrası alınan iki bilirkişi raporunda da aynı taşınmaz emsal olarak kabul edilmiş ve ilk raporda dava konusu yerin emsale göre yarı oranında değerli olduğu, ikinci raporda ise dava konusu yerin emsale göre 3 kat daha değersiz bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen sonuçta her iki raporda da dava konusu yerin değerinin satış tarihi itibariyle 190 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı tarafın rapora karşı olan ciddi itirazlarının karşılanması için dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri hususunda yeni bir bilirkişi rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13956, K. 2012/17815, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama