KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14054 E., 2012/5253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2007/739-2010/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri amaçlı kullanılmak üzere bir taşınmazın kiralanması hususunda gayrimenkul tellallığı işi ile uğraşan davalı ile irtibata geçtiğini, davalının taahhüt ettiği şartlarla taşınmazın kiralanması iradesinin oluştuğunu, bu kapsamda taşınmaz sahibine ön ödeme yapıldığını ve davalıya da 11.800 Euro emlakçılık komisyon ücreti ödendiğini,
davalının taşınmazın işyeri olarak kullanılmasında problem yaşanmayacağını belirtmesine rağmen daha sonra taşınmazın konut vasfında olduğunun anlaşıldığını yine taşınmazda tadilat yapılması için davalıdan alınan taşınmaza ilişkin planların da kiralanan taşınmaza ait olmadığının sonradan anlaşıldığını, davalının hileli davrandığını, bu kapsamda taşınmazın kiralanmasından vazgeçilerek taşınmaz malikine yapılan ön ödemenin geri alındığını ancak davalının kendisine ödenen emlak komisyon bedelini iade etmediğini belirterek 11.800 Euro komisyon bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın işyeri değil mesken vasfında olduğunun belirtilmesine rağmen davacının belediyeden ruhsat alınmasında çıkabilecek sorunları halledebileceğini beyan ederek taşınmazı kiraladığını, kira sözleşmesinin kurulduğunu ve müvekkilinin ücrete hak kazandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı kiralayan arasında kira ilişkisinin kurulduğu ve yaklaşık 2 ay sonra feshedildiği, tanık anlatımı doğrultusunda taşınmazın imar dosyasına davacı tarafından bakılarak kira ilişkisinin kurulduğu, taşınmazın kiralanmasından önce gerekli araştırmanın yapılmamasına davalının hileli davranışlarının sebep olduğu iddiasının yerinde olmadığı, kira ilişkisi kurulduktan sonra sözleşmenin feshinin komisyoncunun ücretinin iade edilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14054, K. 2012/5253, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama