KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14323 E., 2012/5384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2009/462-2010/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklarıve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduklarını, davalı ... ve müvekkilinin şirketi müşterek temsil ve ilzam yetkisinin 29.07.2009 tarihinde sona erdiğini, şirketin temsil ve ilzamı konusunda sürenin sona ermesinden sonra alınmış bir karar olmadığını, şirket tüzel kişiliğinin ortakların anlaşamaması ve temsilci tayin edilememesi nedenleriyle hak ve menfaatlerini savunamaz duruma geldiğini ileri sürerek, müvekkilinin ve şirketin hak ve menfaatlerinin korunması amacına yönelik olarak davalı şirkete şirketin temsil ve idaresi konusunda kayyum tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davada sadece şirketin taraf olarak gösterilmesi mümkün olduğundan müvekkili yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, ancak gerek şirketin gerekse şirket ortağı olan müvekkilinin haklarının koruma altına alınması için şirketin temsil ve idaresi konusunda mahkemece belirlenecek tarafsız bir kayyumun tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3 ortaklı limitet şirkette oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesinin mümkün olduğu, bu durumda % 68,75 pay sahibi bulunan davacının TTK'nun 536 ve 537. maddeleri hükümleri uyarınca tek başına temsilci atanması kararı verebileceği, anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı, bu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de yapılan incelemede davalının aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği ve davalının kararı temyiz etmede hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafından yapılan bir temyiz istemi olması halinde davalının bu kararı katılım yoluyla temyiz etmesi mümkün olup, somut olayda davacı tarafından yapılmış bir temyiz isteminin de bulunmadığı anlaşılmakla temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14323, K. 2012/5384, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama