KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1433 E., 2011/10475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/12/2009 tarih ve 2009/157-2009/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı taraf, müvekkili sigorta şirketinin acentesi olan davalının, Otobüs İşletmecisi sıfatı ile hareket eden Mert Can Tur. Tic. Ltd. Şti’nin uluslar arası veya şehirlerarası yolcu taşıma belgesi olup olmadığını araştırmadan tanzim etmiş olduğu otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin hak sahiplerine 10.000 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin aracın Erol Uzuner adına Bafra Seyahat Otobüs İşletmesinde çalışmak üzere tanzim edildiğini, aracın görülerek evraka bakıldığını, poliçe bedelinin davacıya teslim edildiğini savunarak, davanın reddinin istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davaya dayanak yapılan poliçenin 02/11/1999-02/11/2000 tarihlerini kapsar şekilde 02/11/1999 tarihinde düzenlendiği, aracın 17/05/2000 tarihinde dava dışı Ramazan Kara’ya satıldığı, dava dışı acente tarafından trafik ek poliçesi düzenlendiği, kazanın 16/09/2000 tarihinde olduğu, davacının ödemesine esas olan ek otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesinin davacı şirket Bölge Müdürlüğünde yapılan incelemelerde bulunamadığı ve ibraz edilemediği, bu nedenlerle söz konusu ek poliçenin davalı acente tarafından düzenlenmemiş olduğu ve davalıya rücu edilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1433, K. 2011/10475, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama