KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14390 E., 2012/5193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2010 tarih ve 2009/322-2010/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacılardan ...in eşi, diğerlerinin babası olan ......ın, dava dışı GAT Güvenlik şirketinde güvenlik elemanı olarak çalıştığı sırada davalı şirket tarafından ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ......,’ın aynı yerde güvenlik görevlisi olan dava dışı üçüncü kişinin açtığı ateş sonucu öldüğünü, bu olay sebebi ile zarara uğradıklarını ve davalı şirketin poliçe kapsamında bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı vekili, ölenin kendi eylemi ile kavgaya katılması sonucu ölümün gerçekleştiğini ve bu durumun poliçe kapsamında olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava dışı ...’ın ...’ı “olası kast ile öldürme” suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, İlhan’ın yemekhanede yemek yediği sırada kendisi dışında gelişen olaylar sırasında kendisine isabet eden kurşun sonucu öldüğünün sabit olduğu, ölümün doğal ölüm kavramının eş anlamlısı olarak kullanılan ecel ile değil kaza sebebi ile meydana geldiği, davalının davadan önce usulüne uygun biçimde temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince;Dava, ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Oysa, davacılar vekili dava dilekçesinde,davadan önce davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürmüş ve bu bağlamda davadan önce davalıya yönelik 26.02.2007 ve 25.01.2008 tarihli iki ayrı başvurusunu da sunmuş olup,mahkemece, bu başvurular çerçevesinde davalının temerrüdü değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14390, K. 2012/5193, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama