KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14564 E., 2012/19035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2007/361-2010/241 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalıvekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile arasındaki sözleşme gereğince, davalının üstlenmiş olduğu personel taşımacılığı işini ve servis şoförlüğünü yaptığını, bu işlerden kaynaklanan hak edişlerin 2006 yılı Aralık ayına kadar davalı tarafından ödendiğini, bu tarihten sonra ise davalının ödeme yapmadığını, söz konusu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ederek takibi durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında servis hizmet sözleşmesinin bulunduğu, 2006 yılının Aralık ayına kadar taşıma hizmetinin verildiği, uyuşmazlığın bu tarihten sonra davacı tarafından taşıma hizmeti verilip verilmediği noktasında toplandığı, davacı defterinde, davacının davalıdan 2.493,73 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, ancak bu defterin işletme defteri olması nedeniyle davalının ödemelerine yer verilmediği, bu nedenle kanıt olarak kabul edilemeyeceği, bu haliyle davacının iddiasını usulünce kanıtlayamadığı, yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun sabit görülmediği gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14564, K. 2012/19035, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama