KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14696 E., 2012/19264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2010 tarih ve 2006/566-2010/157 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul 1. Fİkri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2002/267 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen markaya tecavüzün önlenmesi davasında karşı dava olarak açtığı, ancak bilahare asıl davadan kısmen tefrik olunan iş bu davada, 5. sınıftaki ilaç emtiasında davalı adına tescilli “PANTECTA”, “PANTACTA”, “PANTO” “PANTOLOC”, “PANTPAS”, “PANTURKAL” ve "PANTURK” markalarının ilacın etken maddesi olan “PANTOPROZOL” isminden türetildiğini, bu ibarelerin Dünya Sağlık Örgütünce belirlenen bir İNN (uluslararası mülkiyet konusu olamayan isim) ismi olması nedeniyle marka olarak tescil olunamayacağını,
davalının markalarını tescil tarihleri itibariyle 5 yıl içinde kullanmadığını, hükümsüzlük için 556 sayılı KHK'nın 7/c ve 14. maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markalarının cins ismi olmadığını, ilacın etken maddesi ile markalar arasındaki tek benzerliğin "Pan" hecesinden ibaret olup, aynı etken maddeli ilaç için gerek TPE nezdinde gerekse uluslararası bazda aynı heceyle başlayan çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, ilaç etken maddesi kökünden türetilmiş ismin marka olarak alınamayacağını iddia eden davacının da aynı mahiyette markalarının olduğunu, dava konusu markaların tescil tarihleri ile hükümsüzlük davasının açıldığı tarih arasında 5 yıl geçmediğini, davanın kötü niyetli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makalardan Panto markası ile ilgili davadan feragat edildiği, diğer markalar yönünden ise markaların tescil tarihleriyle dava tarihi arasında 5 yıl geçmediği, bu markalar için süre koşulu gerçekleşmediğinden markaların kullanıp kullanılmadıkları konusunda araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesine ve buna bağlı maddi vakalara dayalı olarak açılmasına, davacı yanca 31.07.2006 tarihli dilekçe ile uzun süreli kullanmama maddi olgusuna dayanılarak 556 sayılı KHK'nın 14.maddesi çerçevesinde de hükümsüzlük istenmiş ise de, davacı vekilinin daha sonraki 04.03.2009, 03.06.2009 ve 14.10.2009 tarihli beyanlarıyla, davayı 556 sayılı KHK'nın 14. maddesindeki hukuksal nedene ve buna bağlı maddi vakıalara hasretmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14696, K. 2012/19264, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama