KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14754 E., 2012/19260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2008/148-2010/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu Dresdner Bank (Hamburg)'a ait, keşidecisi dava dışı ..... olan 22.02.1994 ve 28.02.1994 keşide tarihli, toplam 124.000 DM tutarında 2 adet çeki tahsil etmesi amacı ile 02.03.1994 tarihinde davalı Banka'nın Zincirlikuyu Şubesi'ne teslim ettiğini, davalı Banka'nın çekleri kaybettiğini, çek bedellerinin tahsili amacıyla keşideci aleyhinde açılan davada alacağın tahsiline karar verilmiş ise de, aradan geçen uzun zaman sırasında borçlunun ödeme kabiliyetini yitirdiğini ve borçlu aleyhindeki takibin semersiz kaldığını, davacının zarara uğramasına davalının neden olduğunu ileri sürerek,
şimdilik 63.400 Euro'nun 22.02.2004 tarihinden itibaren, tahsil için yapılan 310.201.208 TL yargılama giderinin 14.06.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeke dayalı alacağını keşideciden tahsil imkanı olan davacının keşideci hakkında ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı almadan ve 6 ay kadar zaman kaybettikten sonra ilamsız icra takibi yaptığını, itirazın iptali davasını da 11 ay bekledikten sonra açtığını, icra takibinin derdest olup, aciz vesikasına bağlanmadığını, dava açma koşullarının oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın tahsil edilememesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı Dairemizin 2006/6624- 2007/14064 sayılı ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, tüm dosya kapsamı ve bozma sonrası alınıp benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, çeklerin tabi olduğu Alman Hukuku uyarınca zayi olan çeklerin iptali hususunda dava açmayan bankanın, zayi nedeniyle oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davacıya izafe olunacak bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 123.000 DM karşılığı 63.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı taraf dava konusu çeklerin çek vasfında bulunmadığını, ibraz edilse dahi Alman Hukuku'na göre ödeme yapılmayacağını savunduğuna göre, mahkemece, Alman Hukuku'na göre davalının bu savunması üzerinde durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru bulunmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14754, K. 2012/19260, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama