KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14753 E., 2012/5580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2010 tarih ve 2007/152-2010/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1976 yılından bu yana, demir ve çelik sektöründe üretici ve satıcı olarak “YAZICI” ticaret unvanı ile hizmet verdiğini, söz konusu markanın ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını ve tanınmış hale getirildiğini, hal böyle iken davalının, müvekkili markası ile iltibas yaratacak derecede benzeri olan “YAZICI Y” markasını müvekkilinin faaliyet konusu ile aynı sınıfta kendi adına tescil ettirdiğini, ayrıca davalının bu markası nedeniyle müvekkilinin kendi oluşturduğu “YAZICI” markasının tescil işlemini gerçekleştiremediğini,
markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve bu nedenle öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davalı adına 2005/05076 sayı ile tescilli “YAZICI Y” markasının hükümsüzlüğüne, markaya ve ticaret unvanına vaki tecavüzün men’ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tescil öncesi “Yazıcı” markasının davacı tarafından tanınmış hale getirildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığını, iddia edilenin aksine, söz konusu markayı müvekkilinin tanınmış hale getirdiğini, müvekkilinin kurulduğu 1994 yılından bu yana markayı kullanmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalının ticaret unvanlarındaki ayırtedici unsurun Yazıcı ibaresi olduğu, davacının 1976 yılında ticaret siciline Yazıcı ibaresi ile tescil edilmiş bulunduğu, davalının ise 1994 yılında kurularak ticaret sicilinde Yazıcı ibaresi ile tescil edildiği, her iki unvanın da esaslı ve ayırtedici unsurunun Yazıcı ibaresi olduğu, ancak Yazıcı markasını ihdas edenin davacı şirket olduğu, gerekçesi ile davalı adına tescilli 2005/05076 sayılı Y Yazıcı +şekil ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının markayı TPE nezdinde tescilli haliyle kullandığı,
ticaret unvanını da TSM nezdindeki tesciline dayalı olarak kullandığı gerekçesi ile markaya ve ticaret ünvanına tecavüz iddiası ile ilgili taleplerin ve 556 sayılı KHK'da hükümsüzlük davaları sonucu verilen kararların ilanına dair bir hüküm bulunmaması sebebiyle kararın ilanına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu “Yazıcı” ibaresi üzerindeki öncelik ve üstün hakkın davacıya ait olduğunun belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14753, K. 2012/5580, 6 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama