KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15019 E., 2012/6150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/05/2010 tarih ve 2010/47-2010/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin LPG dağıtım şirketi, davalı ...’nin müvekkili şirketin Sultanbeyli Bölgesinde yetkili tüpgaz bayiliğini yürüten kişi, ...’ın ise ...’nin kardeşi ve bayilik sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili ve bayilik ilişkisi boyunca şahsi çeklerini de kullanarak işi bizzat yürüten kişi olduğu,
müvekkilinin sözleşmede bahsi geçen ve kendisine düşen tüm edimleri yerine getirmesine karşın, davalıların haksız kazanç temin etmek amacıyla bir araya gelerek müvekkilinin anılan bölgede oluşturduğu potansiyeli muvazaalı olarak ...’ne devrettiklerini, bu amaçla davalı ... ile BP Gaz arasında 25.03.2002 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı ...’nin anılan sözleşme imzalanmadan önce ayda ortalama 18 ton LPG aldığı halde söz konusu muvazaalı işlemden sonra bir daha müvekkilinden LPG alımı yapmadığını,
davalı ...’nin sözleşmeyi ihlal etmeye devam etmesi üzerine 01.05.2002 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalılardan ... tarafından bu fiillerin karşılığı olarak 50.000,00 TL tutarındaki hava parasının diğer davalılara ödenmesi suretiyle müvekkilinin devre dışı bırakılarak bölgedeki satış ve pazar potansiyelinin bitirildiğini, yapılan işlemin haksız rekabet olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin men’ine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
davanın açılış tarihi itibariyle yoksun kalınan kazanca ilişkin oluşan 29.832,00 TL zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin ve davanın açılış tarihinden sonra yoksun kalacakları kârın tazminini, haksız rekabet neticesi ... tarafından... ve ...’ye ödenen 50.000,00 TL’lik menfaatten şimdilik 1.000,00 TL’nin ve manevi tazminat olarak 1.000,00 TL’nin reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin başka bir dağıtım firması ile münhasır bayilik anlaşması bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerle bayilik anlaşması akdetmekte veya bu kişilere ürün ikmal etmekte serbest olduğunu, davacının her hangi bir akdi bağı olmadığı bir şahsın rakip firma ile anlaşma yaparak haksız rekabete bulunduğunun ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., gerek bayilik anlaşması sürecinde gerek sözleşmesinin haksız feshi sonrası başka bir LPG şirketinin bayiliğinin alınmadığını, hiç kimseden karşılıksız bir para tahsilatında bulunmadığını, ailenin diğer fertlerinin faaliyette bulunurken kendisinin rızasına ihtiyacının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı ile akdi bağının bulunmadığını, müvekkilinin bir yakınının davacı şirket ile bayilik sözleşmesi varsa bu ilişkinin yalnızca sözleşmeye taraf olanlar açısından sonuç doğurabileceğini, müvekkilinin hava parası adı altında bir para tahsil etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, LPG dağıtım şirketi olan BP'nin bayilik sözleşmesi yapacağı her şahsın akrabalarının diğer LPG dağıtım şirketleri ile bayilik sözleşmesi olup olmadığı hususunda araştırma mükellefiyeti bulunmadığı gibi davalı ...'ın davalı ...'nin imzaladığı sözleşmenin kefili olmasının onun davalı dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzalamasına da engel teşkil etmeyeceği, ayrıca davalı şirketin bayisine yapmış olduğu ödemenin davacıyı zarar sokmak,
onun müşteri portföyünün davalı şirket tarafından ele geçirilmesi amacı ile yapıldığının davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer iki davalı yönünden 2004/653 esas 2007/598 karar sayılı ilam kesinleşmiş olduğundan diğer davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15019, K. 2012/6150, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama