KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15038 E., 2012/6414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2010/50-2010/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklı olduğu üç adet bonoyu tahsil için davalı bankaya verdiğini, ancak bonoların davalı tarafça kaybedildiğini, davalı bankanın bonoların zayi olduğu iddiasıyla mahkemeye başvurduğunu, senetlerin iptal edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin asıl borçlu dava dışı şirkete karşı icra takibi başlattığını ancak bir sonuç alamadığını, davalının vekalet görevini gereği gibi yerine getirmemesi, senetleri zayi etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline karşı dava açılabilmesi için öncelikle senet borçlularına karşı yapılan icra takibinin aciz vesikasına bağlanmış olması gerektiğini, senet borçlusu şirketin vade tarihinden önce dahi senet üzerinde bildirilen adreste bulunmadığının belirlendiğini, senetler kaybolmamış olsa dahi tahsil imkânının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, davacı tarafın uğradığı zarar ile senetlerin kaybı arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacı şirketin her halükarda tahsil edemeyeceği senetlerin zayi olmasına dayanarak bedellerini davalı bankadan talep etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının senetlerin kaybolması nedeniyle alacağın tahsili fırsatını kaçırdığı hususunun iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15038, K. 2012/6414, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama