KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15081 E., 2012/6149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2010/424-2010/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu minibüsün davalı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, araçta yolculuk yapan dava dışı yolcunun meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle, bu kişinin Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde açtığı davada müvekkiliyle birlikte davalı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, bu ilama dayalı başlatılan icra takibinde ise tüm tazminatı müvekkilinin ödediğini, oysa davalının da sigorta limitiyle sınırlı olarak tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 24.317,41 TL için itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra dosyasına 7.764 TL ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin poliçe tutarı 7.000 TL'ye isabet eden anaparanın faizi ile trafik sigorta poliçe genel şartlarının 12. maddesi ve Zeytinburnu 2. Asliye Hukuk Mahkemesini kararına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de payına düşen tutarı ödemek hükmü altında olduğu,
başlatılan icra takibinde davacı talep edilen bedeli geç ödemiş ise de, müşterek müteselsil sorumluluk esaslarına göre, ilk takip tarihinde borç davalı şirket açısından da muaccel olduğundan, icra dosyasına yapılan geç ödemeden kaynaklanan faizden de sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 24.317, 41 TL üzerinden, 23.757,41 TL esas alacağa takip tarihinden itibaren % 9'dan başlamak ve talebi aşmamak kaydıyla yasal faiz yürütülmesine, hükmolunan miktarın % 40'ı olan 9.503 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları bir başka mahkeme ilamıyla kesinleşen tazminat borcunu ödeyen davacının, sorumluluğu oranında davalıya rücu için başlattığı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aleyhine başlattığı takipte alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 9 yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, mahkemece, anılan takibe yapılan itiraz iptal edilirken bozma öncesi verilen ilk kararla alacağa takip tarihinden itibaren değişken oranda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiş, bozma sonrası ise
bu kez % 9'dan başlamak ve talebi aşmamak kaydıyla yasal faize hükmedilmiştir. İlk kararda avans faizine hükmedilmesine rağmen davalı tarafından bu husus temyiz edilmemiş olmakla, artık davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan, 2. kararda bu kez yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15081, K. 2012/6149, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama