KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15260 E., 2012/5614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2006/496-2010/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘BRAVVO’ ibareli tescilli markası bulunduğunu, davalı şirketin ise ‘BRAVA, BRAVO’ ibarelerini tescil için başvurduğunu, yaptıkları itiraz üzerine davalı markalarından ‘ ve bunların motorları, karoserleri ve bunlara ait parçalar aksesuarlar’ kısmının çıkarıldığını, sonradan davalı şirketin itirazı üzerine usulsüz olarak YİDK’nun verdiği ilk kararı değiştirdiğini, bu olaydan sonradan haberleri olduğunu, yapılan hatalı işlem nedeniyle dava açmak zorunda kaldıklarını, üzüntüye kapıldıklarını, itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK’nun resen veya ilgililerin müracaatı üzerine hatalı işlemi geri almak ve yaptığı tescili terkin etme hakkının bulunduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Fiat Auto Spa vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, YİDK’nun kararlarına karşı iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, kurulun itiraz üzerine ikinci bir karar alarak verdiği kararı değiştiremeyeceği, davalının ağır ihmali ve hizmet kusurunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının oluştuğu, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı mümeyyiz davalının nihai olan kendi kararını itiraz üzerine değiştirmesinin ağır hizmet kusuru olduğu iddiasıyla işbu davayı açmıştır. İdarenin hangi tür eylem ve işlemlerinin kusur veya ağır kusur teşkil ettiğinin değerlendirilmesi idari yargının görevi dahilinde olup, dava konusu uyuşmazlık 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği gibi, karar gerekçesinde adı geçen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı TPE vekilinin temyiz sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15260, K. 2012/5614, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama